Batidental sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler. “Zooteknist ne anlama gelir” hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın!
Zooteknist Ne Anlama Gelir? Bir Hayalin Peşinde…
Değerli Batidental takipçileri, bu yazımızda “Zooteknist ne anlama gelir” ile ilgili sık sorulan soruları yanıtlıyoruz.
Hayatımın dönüm noktalarından biri, tam da Kayseri’nin o soğuk kış günlerinden birinde gerçekleşti. Günün ilk ışıkları, pencereme vurduğunda gözlerimde hâlâ uykusuzluğun izleri vardı. Ama bir şey vardı, beni bekleyen… Hayal kırıklığı, umut, korku ve heyecan karışımı bir şeydi. Sadece o anı yaşadım, birkaç dakika, ama her şeyi değiştirdi. Bu yazıyı yazarken, o anı bir kez daha içimde hissediyorum.
Zooteknist kelimesi, birkaç yıl önce bana, özellikle de köyde yaşayan biri için pek anlamlı gelmeyen bir terimdi. Ne de olsa, Kayseri’nin o kalabalık caddelerinde yürürken, hayatımda karşıma çıkacak bir kelime değildi. Ama işte, bir gün tam da bunun gibi sıradan bir günde, yolum bu kelimeyle kesişti.
Bir Hayal Peşinde
Sene 2021. Kayseri’nin, o sert rüzgarlarının geçtiği, kışın soğuğunda ince ince üşüdüğüm bir sabah. Okulun çıkışında, her zamanki gibi kafamda bin bir türlü düşünce ile evime doğru yürüyordum. O sırada, kafamda bir yerlerde bir şeyin dönüp durduğunu hissettim. Bir soruydu, çözülmesi gereken bir soru. Ama neydi bu soru? İşte o zaman fark ettim, günlerdir kafamda dönüp duran, gözlerimi her an açıp kapadıkça kaybolan soruydu: Zooteknist ne anlama gelir?
Gerçekten de, o an her şey birdenbire netleşti. Gözlerim birden parladı, kalbim hızla atmaya başladı. Çünkü hayatımda bu kadar büyük bir belirsizliğin içinde, bu kelime bir ışık gibiydi. Bu kelimeyi, o anda hayatımın yolunu çizecek, yeni bir pencere açacak bir anahtar gibi hissettim. Ne demekti bu “Zooteknist”? Neden böyle heyecanlandığımı anlamıyordum. Ama bir şey vardı, belki de bilinçaltım beni buna doğru yönlendiriyordu.
Bir Kayıp İhtiyaç
Zooteknist… Günün ilerleyen saatlerinde, bu kelimeyi araştırmaya karar verdim. Elimdeki telefonumla bir arama yaptım ve “Zooteknist ne demek?” yazdım. O an ne kadar basit görünse de, içimdeki bu basit soruyu çözmek için harcadığım birkaç saatlik araştırma bana bir şeyler anlatıyordu. Zooteknist, aslında hayvanların yetiştirilmesi, bakım ve yönetimi ile ilgilenen bilim dalıydı. Bütün dünya hayvanlarını tanımak, onlara nasıl daha iyi bakılacağına dair bilgiler edinmek, doğayla uyumlu bir yaşam için nasıl katkılar sağlanacağına karar vermek… Tüm bunlar, bir zooteknistin dünyasında bir araya geliyordu.
İşte tam bu noktada, yaşamımdaki en büyük kaybı fark ettim. Çocukken hayvanlarla iç içe büyüdüm. Her sabah annemin ‘Hayvanlar önde, insanlar arkada’ dediği o köyde, binbir türlü hayvan arasında büyüdüm. Ama bir şey vardı: Bizim toplumumuzda, hayvanlara dair doğru bilgiyi edinebilmek için çok fazla kaynak yoktu. Bütün bu kayıp yıllar, o an gözlerimde bir bir canlandı. Hayvanları daha iyi tanımak, onların dünyasında gerçek anlamda var olmak… O zaman bir hayalim olduğunu fark ettim. Belki de gerçek ben buyum, belki de içimde bir yerde bu alana olan sevgim, beni zooteknist olmaya itiyordu.
Hayvanların Arkasında Bir Meslek
Zooteknist olmayı hiç düşünmemiştim. Hayatımda her zaman yeni şeyler öğrenmeye ve dünyayı farklı açılardan görmeye açık oldum, ama bu kelime, her şeyin değişmesine neden oldu. Bir meslek vardı, bakıldığında belki de küçük ama içinde kocaman bir dünya barındıran bir meslek… Bir köyde büyüyen biri olarak, zooteknisti her zaman en yakınımda gördüm. Hayvanların bakımına dair annemin ve babamın bize verdikleri bilgiler, aslında bana o mesleği nasıl içselleştirmem gerektiğini göstermişti.
Bir zooteknistin, sadece hayvanları yetiştiren değil, onların sağlığına, yaşam alanlarına, beslenmelerine dikkat eden, hatta davranışlarını anlayan biri olduğunu bilmek, bana hayatı daha farklı bir açıdan görme imkânı verdi. Zooteknist, ne kadar özelleşmiş bir alan gibi görünse de aslında insanın kendini aradığı, içindeki tutkuları keşfettiği bir yolculuğa da çıkarmalıydı. Bir anlamda, doğaya duyduğum minnetin, sevgimin bir yolculuğuydu. Ve ben de bu yolculuğa çıkmaya hazırdım.
Yolculuk Başlasın
Bir hafta sonra, Kayseri’nin o kasvetli sokaklarında yürürken, bir karar verdim. Zooteknist olmalıydım. Hayvanların dünyasında kendi yolumu çizmeliydim. O anlarda, hayvanlarla aramda kopan bağları yeniden kuracak, onlara saygı gösteren bir birey olacaktım. Hiç düşünmeden, bir üniversiteye başvuruda bulundum. O günden sonra, önümde yeni bir yol açıldı. Kayseri’nin bu kasvetli sokaklarından, yeni bir dünyaya adım atmak üzereydim.
Zooteknist olmak, sadece bir meslek edinmekten çok daha fazlasıydı. İçimdeki duyguları doğru şekilde ifade etmenin, kendi yolumu bulmanın ve doğayla daha derin bir bağ kurmanın yolu olarak karşımdaydı. Bu, belki de bugüne kadar kararlarım arasında en duygusal olanıydı. Ve şimdi, yıllar sonra, bu yolculuk bana çok şey öğretti: Hayatta her şeyin anlamını, bazen küçük bir kelime, bir soru ve birkaç dakika içinde keşfedebilirsiniz.
Zooteknist olmak, benim için bir arayıştı. İçindeki duygular, hayvanlar, doğa ve dünya sevgisiyle dolu bir arayış. Ve bu yolculuğun sonunda, her şeyin bir arada ne kadar güzel olduğunu fark ettim. Kendime bir meslek seçmek, aslında içimdeki kaybolan bir parçayı bulmama olanak sağladı. Zooteknist olmayı seçtim çünkü bu kelime, bana hayatımda eksik olan bir şeyi hatırlatmıştı: Gerçekten sevdiğimiz şeyi yapmak ve her anını içinden gelerek yaşamak…