Batidental sayfasında yeni bir konuya geçiyoruz: Bugün gündemimiz İslama göre isim koyma nasıl olur.
İslam’a Göre İsim Koyma Nasıl Olur? İsim, Kimlik ve Siyasal Düzen Üzerine Bir Okuma
Bir çocuğa isim vermek ilk bakışta aile içinde gerçekleşen basit ve mahrem bir tercih gibi görünür. Oysa biraz yakından bakıldığında isimlerin yalnızca kişileri birbirinden ayıran kelimeler olmadığını görürüz. İsim; aidiyet, hafıza, değer, otorite ve toplumsal kabul hakkında da bir şey söyler. İnsanlar hangi isimleri seçiyor, hangilerini reddediyor ve bazı isimleri neden özellikle önemsiyor?
Tam da burada iktidar ve toplumsal düzen meselesi devreye giriyor. Çünkü isimlendirme, bireyin henüz kendi tercihini ortaya koyamadığı bir dönemde onun kamusal kimliğine dair ilk işaretlerden biridir.
İslam geleneğinde de isim meselesi yalnızca biçimsel bir konu değildir. Hz. Peygamber’in güzel isim verilmesini teşvik ettiği, kötü veya sakıncalı anlamlar taşıyan bazı isimleri değiştirdiği aktarılır. Diyanet’in değerlendirmesine göre bir ismin mutlaka Arapça olması veya Kur’an’da geçmesi şart değildir; temel ölçüt, ismin güzel ve anlamının uygun olmasıdır. High Board of Religious Affairs+1
İslam’a Göre İsim Koymanın Temel İlkeleri
İslam’a göre çocuk için isim seçerken ilk soru “Bu isim Kur’an’da geçiyor mu?” olmamalıdır. Daha temel soru şudur: Bu ismin anlamı nedir ve çocuğa nasıl bir kimlik çağrışımı yüklemektedir?
İslami açıdan genel yaklaşım, güzel anlam taşıyan ve kişiyi toplum içinde küçük düşürmeyecek isimlerin tercih edilmesidir. Bu nedenle isim anlamı, dini isim arayışının merkezinde yer alır. Arapça olmayan bir isim de anlamı itibarıyla uygun olabilir. Aynı şekilde Arapça bir isim taşıması, tek başına onu İslami açıdan ideal hâle getirmez. High Board of Religious Affairs
Allah’ın isimleri konusunda dikkat edilmesi gereken nokta
Allah’a özgü isimlerin aynı şekilde insanlara verilmesi uygun görülmez. Buna karşılık “kul” anlamındaki “abd” ifadesiyle oluşturulan Abdullah, Abdurrahman ve Abdurrezzak gibi isimler İslam geleneğinde yerleşmiştir. Allah’ın isimleri arasında insanlarda da bulunabilecek merhamet, kerem veya letafet gibi anlamlara sahip bazı isimlerin ise insan adı olarak kullanılabileceği belirtilmektedir. High Board of Religious Affairs+1
Burada aslında çok güçlü bir siyasal fikir vardır: İnsan ile mutlak otorite arasındaki sınır. İslam’ın tevhid anlayışı, nihai hükümranlığın insana veya dünyevi bir güce ait olmadığı fikrini öne çıkarır.
İsim, İktidar ve Meşruiyet
Siyaset bilimi açısından isimler, sembolik iktidarın küçük ama önemli araçlarıdır. Devletler, hareketler ve ideolojiler nasıl belirli kavramlara özel anlamlar yüklüyorsa aileler de çocuklarına verdikleri isimlerle bir dünya görüşünü aktarabilir.
Bir isim bazen dini bağlılığı, bazen ulusal kimliği, bazen sınıfsal aidiyeti, bazen de politik bir hafızayı temsil eder. Tarih boyunca hükümdarların, devrimcilerin, peygamberlerin veya siyasi liderlerin isimlerinin sonraki kuşaklarda tercih edilmesi tesadüf değildir.
Bu nedenle isimlendirmeyi yalnızca bireysel tercih olarak görmek eksik kalabilir. İsim, bir anlamda toplumsal hafızanın yeniden üretimidir.
İsimler ideolojileri taşır mı?
Bir toplumda belirli isimlerin yaygınlaşması, o toplumun hangi değerleri meşruiyet sahibi gördüğüne dair ipuçları verebilir. Örneğin dini çağrışımı güçlü isimlerin tercih edilmesi, yalnızca bireysel dindarlıkla değil, ailenin kendisini ait hissettiği kültürel çevreyle de ilişkili olabilir.
Fakat burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Bir insanın ismi onun siyasal görüşünü belirlemez.
İsim, bir kimlik göstergesidir; fakat kimliğin tamamı değildir.
İslam, Yurttaşlık ve Bireysel Tercih
Modern yurttaşlık anlayışı bireyin devlet karşısında eşit haklara sahip olmasını esas alırken, demokratik toplumlar aynı zamanda farklı kültürel ve dini kimliklerin kamusal alanda var olmasına imkân tanır.
Bu açıdan İslami isim tercihi ile demokrasi arasında zorunlu bir çatışma bulunduğunu söylemek doğru olmaz. Asıl mesele, devletin veya çoğunluğun bireyin isim tercihine ne ölçüde müdahale edebileceğidir.
Burada katılım kavramı önem kazanır. Demokratik düzen, bireylerin kendi kimliklerini ifade edebilmesine alan açtığında çoğulculuk güçlenir. Bir kişinin dini veya kültürel nedenlerle belirli bir ismi tercih etmesi, başkalarının aynı tercihi yapmak zorunda olduğu anlamına gelmez.
Devlet isimleri düzenlemeli mi?
Bu soru düşündürücüdür: Bir devlet, “uygun” ve “uygunsuz” isim arasındaki sınırı neye göre belirlemelidir?
Çocuğu aşağılayıcı, açıkça zararlı veya toplumsal yaşamını ciddi biçimde zorlaştırabilecek isimlere yönelik hukuki sınırlamalar tartışılabilir. Fakat devletin belirli bir ideolojiyi veya dini kimliği dayatmak amacıyla isimleri denetlemesi, demokratik meşruiyet açısından çok daha sorunlu bir noktaya ulaşır.
İsim üzerindeki iktidar, aslında kimlik üzerindeki iktidardır.
Karşılaştırmalı Bir Bakış: Dini Gelenekler ve Modern Devlet
İsimlerin siyasal anlamı yalnızca Müslüman toplumlara özgü değildir. Avrupa’da Hristiyan isimleri uzun süre dini ve toplumsal statünün göstergelerinden biri olurken, Sovyet döneminde bazı ailelerin devrimci kavramlardan türetilmiş isimleri tercih ettiği bilinir. Ulus-devletlerin yükselişiyle birlikte milli kahramanlara ve tarihsel figürlere gönderme yapan isimler de yaygınlaşmıştır.
Dolayısıyla isim, farklı rejimlerde farklı biçimlerde siyasal anlam kazanabilir.
İslam geleneğinin dikkat çekici tarafı ise isimlendirmede mutlak otoriteyi insandan uzaklaştıran tevhid vurgusudur. Hz. Peygamber’in “hükümdarların hükümdarı” gibi mutlak egemenlik çağrışımı taşıyan bir unvanı sakıncalı görmesi de bu açıdan anlamlıdır. Webdosya
Bugün Çocuğa İsim Koyarken Ne Düşünmeli?
Günümüzde isim seçimi sosyal medya, popüler kültür, küreselleşme ve siyasal kutuplaşmadan da etkileniyor. Bir aile geleneksel bir İslami isim seçerken başka bir aile daha modern veya uluslararası kullanımı kolay bir ismi tercih edebiliyor.
Bence burada en sağlıklı yaklaşım, “İslami isim” kavramını yalnızca Kur’an’da geçen isimlerle sınırlamamaktır. Anlamı güzel, kişiyi aşağılamayan, tevhid anlayışına aykırı olmayan ve çocuğun gelecekte taşıyabileceği bir isim seçmek daha kapsayıcı bir ölçüdür. Diyanet’in yaklaşımı da ismin mutlaka Kur’an’da geçmesini şart koşmamaktadır. High Board of Religious Affairs
Asıl provokatif soru belki de şudur: Çocuğumuza verdiğimiz isim onun kimliğini mi anlatıyor, yoksa bizim kim olduğumuzu mu?
Batidental sayfasında İslama göre isim koyma nasıl olur üzerine hazırlanan bu rehberin sonuna geldik.
Sonuç: Bir İsimden Daha Fazlası
İslam’a göre isim koymak, güzel anlam taşıyan ve kişiyi toplum içinde zor durumda bırakmayacak bir isim seçme sorumluluğu etrafında şekillenir. Arapça olma veya Kur’an’da geçme zorunluluğu yoktur; Allah’a özgü isimler konusunda ise özel bir hassasiyet bulunur. Hz. Peygamber’in bazı olumsuz anlamlı isimleri değiştirmiş olması da isimlerin insan onuru ve toplumsal algıyla ilişkisini gösterir. Sunnah+1
Siyaset açısından bakıldığında ise isim, küçük ölçekte bir iktidar ve kimlik meselesidir. Aile, toplum, din, devlet ve birey arasındaki ilişkilerin kesiştiği sembolik bir alandır.
Belki de iyi bir isim seçmenin en önemli ölçütü şudur: Çocuk büyüdüğünde o ismi yalnızca taşımakla kalmasın; o isimle kendisini özgürce tanımlayabilsin.